12 Haziran 2017 Pazartesi

Gün Batımındaki Rahatsız Edici Huzur

Gün batımı çelişen duyguların kombinasyonudur. Rahatsız edici bir huzurdur. Tepelerin ardında ya da ufukta hiç fark etmez, muazzam bir güzelliği vardır onun. İnsanı mest eden cinsten… Zamandan, mekandan, tüm algılardan kendini sıyırmayı başarmış bir varoluş… Dünyanın hak ettiği değeri görememiş 8. harikasıdır bir bakıma. Günün yaşam dolu renklerinin yerini karanlığa bırakmasına ramak kala umutlarımızın yeşerdiği, tüm güzel duyguların hayallerin zihnimize hücum ettiği o andır. Ruhumuzu doyurma saatidir. Diğer yandan bu büyülü anın sonsuza dek sürmeyeceği gerçeği aklımızın bir köşesinde bizi rahatsız etmek için çoktan yerini almıştır bile. Yeniden gerçekliğe adım atma zorunluluğu, düşük dozda damarlarımızda dolaşmaya başlamıştır gün batımının sonlarına doğru. Her şeyin bir başlangıcı ve sonu olduğunu böylesine idrak edebildiğimiz, iliklerimize kadar hissettiğimiz nadir anlardandır şu hayatta. Sonrası malum… Biz daha nasıl olduğunu anlayamadan bir anda karanlık çöker. Sessizlik hüküm sürer. Aslında rahatsız eden şey ne karanlıktır ne de sessizliktir. Bu, gecenin suçu değildir. Ömrümüzden geçip giden bir gün daha düşüncesidir. Huzurumuza parazit yapan, harikalar diyarından bizi koparan... Yine de her fırsat bulduğumuzda bu sihirli ana karışmak isteriz hepimiz. En nihayetinde, sonunu bildiğimiz bir hikayede yaşam savaşı veren varlıklarız biz.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder