24 Ekim 2009 Cumartesi

Mastering Physics Assignments

Mastering Physics Kitabı: 45 TL
Fizik Lab Kitabı: 6.5 TL
Fizik Çıkmış Sorular Kitabı: 6.75 TL
Fizik için Hesap Makinesi: 50 TL
Haftalık Mastering Physics ödevini bitirmenin verdiği huzur paha biçilemez!

18 Ekim 2009 Pazar

Emir Kipinde Hayatlar

Saat gecenin korkutucu karanlığını saçmalık geçerken
Soğuktan köşede büzülüp kalmış bir beden
Neredeyse yaşam belirtisi bile göstermeyen
Solmuş, donuk bir ten...
İşte ben!
Varlığımın içine gizlenen yokluğu tüm berbatlığıyla hissederken
Aslında arınmak istiyorum bütün kinlerimden
Hey Nirvana nerelerdesin?
Hangi cehennemdesin?!
Prospektüsümü okuyun demiştim kullanmadan önce beni
Tek kullanımlığımdır hayatınıza bir kez girdim mi
Gün gelir benden kurtarmak isterseniz kalan hikayenizi
Çeker giderim itirazsız, dönmemek üzere geri...
Gözyaşlarım yağmaya başlarken üzerinize
Belki aklınızdan geçerim kısa bir süreliğine, öylesine...
Artık kendinize saklayın emir kiplerinizi
Anlamsız, kartlaşmış cümlelerinizi
Duymak bile istemiyorum tek kelimesini!
Noktalarla, ünlemlerle sınırlandıramam hayallerimi...
Her birinin yarası bende gizli
Sakın anlamaya da çalışmayın çelişkilerimi
Çünkü onlar düşünebildiğimi gösterir ki
İşte, siz bunu yapamazsınız
Hayat için fazla yaramazsınız!

Oyunbozan(!)

Bilinmeyenlerle dolu denklemlere hapsolmuşum
Limitin uzandığı karanlık sonsuzluğum
Ve dopdolu bir boşluğum...
Milyon parçalı bir puzzle'ın parçasıyım kaybolan
Ne küfürler sarfedilmiştir kimbilir arkamdan
Ta kendisiyim ben, karşınızda oyunbozan!
Mutasyon geçirmiş genlerimin sırları
DNA'mın perde arkası
Tüm hakları saklı!
Küçüklüğümün desen desen kurdeleleri
Kararmış şimdi güzelim renkleri
Farkım yok bir körden
Etrafımdaki her şey simsiyah sanki
Püskürttüğüm Nemesis laneti
Beğenmediniz mi hediyemi?
Çam sakızı çoban armağanı misali
Böyle besliyorum işte hiçliğimdeki nefretleri
Benim de bir kalbim var elbet parçaları birleştirirsek
Bir çay kaşığı sevgi, üzerine serpilmiş umut kırıntıları
İşte tam olarak bunlar gerek
Tüm zıtlıkları ortak bir paydada toplayıp hayat demişler adına
Sadece bir acı biber tadında benim yaşantımsa
Ana menüden sonra sıra tatlılara da gelecek mi acaba?
Hey garson baksana buraya!
Bu acımasız disiplin de neden?
Oynamıyorum artık ben!

15 Ekim 2009 Perşembe

Big Bag Theory

"Big Bag" pek çok erkek tarafından anlaşılamayan, hayli karmaşık olduğu düşünülen bir teoridir. Aslında formulize edildiğinde basit bir toplama işleminden ibaret olduğu görülür. Öncelikle biz kızların her an her türlü duruma hazır olma gibi bir kaygısı olduğu bilinmelidir. Örneğin; hiç hesapta yokken hormonlarımızın bize küçük bir oyunu sonucu acilen bir orkid ihtiyacımız belirebilir. Ya da yine hiç hesapta yokken sevgilimiz bizi akşam yemeğine davet edebilir ve biraz şanssızsak eve gidecek vaktimiz de yoktur. Ya da bir kapkaç ustasının hedefinde olabiliriz. Arabamızda güle eğlene giderken trafiğe takılabiliriz. Siz erkekler, buraya dikkat! Aklınıza gelebilecek ne kadar acil durum senaryosu varsa hepsini çantamızı hazırlarken yazarız biz. Evden tam donanımlı bir şekilde çıkarız. Çünkü ancak o zaman içimiz rahat eder. Koskocaman süslü püslü bir anahtarlığın ucundaki anahtar kümesi, rimelinden rujuna allığından pulluğuna hatta ojesine göz kalemine kadar bütün makyaj malzemelerimizin sığabileceği bir makyaj çantası, "ne olur ne olmaz" hırkası ya da ceketi, 1 adet form bisküvi, ipod, fotoğraf makinesi, cep telefonu ya da telefonları, küçük bir şişe su, parfüm, güneş gözlüğü, kağıt, kalem, cüzdan (ki bu cüzdan genelde erkek cüzdanlarının 2 katı büyüklükte olur nedeni bilinmez), flash disk, okunabilecek bir kitap veya dergi, orkid, yara bandı, ağrı kesici, ıslak mendil, selpak, lens suyu ve kabı, kart cüzdanı, nemlendirici krem, biber gazı sprey gibi bir listenin hakkından ancak büyük bir çanta gelebilir. İşte buna kısaca "Big Bag Theory" diyoruz... En azından ben öyle dedim şu an. Uydurmuş da olabilirim. Bazen yapıyorum böyle. Şimdi gelelim bunun sizin açınızdan faydalarına. Büyük çantalı bir kızla çıkmaktan korkmayın. O çantanın bir yerlerinde mutlaka cüzdanı vardır. Bir yere giderseniz hesabı sizin üstünüze yıkmaz, yıkamaz. Çünkü "Cüzdanımı evde unutmuşum." gibi bir bahaneyi kullanamaz. Kullansa da garip kaçar. Sonra sormazlar mı adama "Cüzdanın bile yoksa içinde, ne var o koca çantanın dibinde?" diye! Ayrıca büyük çantalı bir kız, günlük hayatında o kadar şeyi taşımaya alışık olduğu için birlikte tatile falan gittiğinizde bavullarını size taşıtmaz. Bunu başarabilecek laktik asit kaslarındaki asil liflerde mevcuttur! Kimisi ise sadece öğrencidir. Kitaplarını elinde taşımamak için böyle bir yola başvurduğu söylenebilir. Kimileriyse evden kaçmış bile olabilir. Kimbilir?!

6 Ekim 2009 Salı

Nightmare Before Calculus

Ne kadar inkar etmeye çalışsam da hayatım tam bir matematik işleminden ibaret aslında. Ben "O" noktasıyım. Merkezim. İşte tam da bu noktada başlıyor belki de narsistliğim. Yarıçapım kadar uzağımda milyonlarca yaşanmış ya da yaşanacak olan olaylar silsilesi... Bazen düşünüyorum hızımın türevini alıp ivmelenmeyi, yerçekimine bana mısın bile demeden uçup gidebilmeyi. Hayatıma girenler oluyor kimi zaman. Yeni arkadaşlar, taze kanlar... Eskileriyle topluyor, harmanlıyorum. Elbette hayatımdan çıkanlar da var. Eksilen sayıyı ne kadar kendim belirleyebilsem de çıkanlara ve dolayısıyla kalanlara müdahale etmek elimde olmuyor kimi zaman. Hangimiz ters çevrilip çarpılmıyoruz ki şu hayatta? Kimilerimiz limitle kanka olup sonsuza ulaşma hayalleri kurarken, kimilerimizse analitik düzlemde yapayalnız bir noktayı oynuyor. Bense alınmaması gereken bir x değeriyim saygıdeğer y için! Denklemi tanımsızlığa sürükleyen yaramazın tekiyim. İşin kötü tarafı çözülebileceğim bir formül yok. Hayatım boyunca o kadar soru çözdüm ama ben bile kendimi çözemedim ki hala! Yaşamın cilvesi bu işte. Kimileri için hayat; yüzlerce bilinmeyeni olan tek başına bir denklemken, kimileri içinse 2 Stewart, 1 Menelaus teoremiyle çıkabilecek bir sonuç sadece!