
27 Mayıs 2017 Cumartesi
Sapyoseksüelleştiremediklerimizden misiniz?

21 Mayıs 2017 Pazar
Akdeniz İnsanı
Ruhumuzun denize kıyısı vardır bizim. Biz güneyliler suya
doğmuş, suda büyümüş insanlarız ne de olsa. Deniz bizim ilacımızdır. Düşüp bir
yerimizi kanattığımızda ya da kalbimiz kırıldığında denize koşarız. O tuzlu su,
kumların sıcaklığı, dalgaların sesi, yosun kokusu her derdimize devadır. En
mutlu anlarımızı sahilde kutlarız. En büyük eğlencelerin ev sahibidir deniz. Dibe
battığımız noktada da, gözyaşlarımız denize dökülür. Gözlerimizden düşen minik
damlaların denizin uçsuz bucaksızlığına karışıp yok oluşunu izler, hafifleriz.
Evrende aslında ne kadar da küçük ne kadar da yok denilecek kadar az olduğumuzu
anlarız. Orada tüm egolarımızdan arınırız. Ne anlatsak dinler deniz.
Yargılamadan, küçümsemeden… En büyük sırdaşımız, can yoldaşımız olur bir
noktada. Hissettiğimiz tüm duyguları onunla paylaşma arzusu duyarız.
Paylaşamazsak bir yanımız eksik kalır. Yolun sonu her zaman denize çıkar
burada. Nereye gidersek gidelim gözlerimiz hep onu arar. Kilometrelerce yol
katedip onu göremediğimizde yaşadığımız hayal kırıklığı bundandır. Mavi
hüzündür, mavi mutluluktur, mavi coşkudur Akdeniz’de. Her şey değildir belki
ama birçok şeydir bize göre. Deniz olmadan yaşayamaz mıyız? Yaşayabiliriz belki
de. Ama onunla bir başka yaşarız işte…
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)